Sonbahar geldi kış sırasını bekliyor tabi buda havaların soğuması anlamına geliyor. Yazın sıcak ve bunaltıcı yerini kışın soğuma ve titremelerine bırakacak. Bu arada yazın sık karşılaştığımız ishal vakaları azalmaya başladı yerini üst solunum yolu enfeksiyonları, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonları almaya başladı bile. Bu yazımızda soğuk algınlığı ve gribe dikkatinizi çekmek istedik. Zira soğuğa karşı tedbir alma ve kışlıkları çıkarma zamanı geldi.
Soğuk algınlığı hapşırık, burun akınısı, gözlerde yanma, boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, kırgınlık, tat alamama gibi belirtilerle başlar. Çocuklarda genellikle çok aşırı olmayan ateş de hastalığa eklenir. Şikayetler 3-4 gün içinde azalmaya başlar ve genellikle 1 hafta içinde iyileşme olur. Fakat kulak iltihabı, sinüzit, faranjit, bronşit gibi komplikasyonlar geliştiği taktirde iyileşme gecikir.
Soğuk algınlığının sebebi tamamen virüslerdir. Beş virüs ailesi içinde 200 den fazla virüs tipi soğuk algınlığına neden olmaktadır. Ayrıca soğuk algınlığı yapan virüslerin çoğalmaları esnasında antijenik yapı değiştirmeleri nedeniyle kalıcı bağışıklık oluşmadığından insanlar kışın daha sık hastalanırlar.
Soğuk algınlığı ile grip karıştırılmamalıdır. Korunma tedbirleri ortak olmakla beraber gripte yüksek ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, tüm vücutta yaygın ağrı ve kırgınlık ön plandadır. Grip aşısının soğuk algınlığından koruyacağı zannedilse de bu doğru değildir. Soğuk algınlığı ve grip hastalığı bazı benzer belirtileri olsa da farklı virüslerin neden olduğu ayrı hastalıklardır.
Soğuk algınlığında antibiyotik kullanmak gereksiz ve faydasızdır. İstirahat, iyi beslenme, ağrı kesiciler, bol sıvı gıdalar ile kuşburnu, ıhlamur gibi içecekler kısmi rahatlama ve iyileşmeye yardımcı olurlar. Grip ise ağır seyredebileceğinden ayaktan antiviral tedavi veya hastaneye yatış gerektirebilir.